Üsküdar Postası Gazetesi - Üsküdar yerel haberlerini ve güncel olayları gazetemizden takip edebilirsiniz...

Bu haber ''Recep Bey''in zoruna gidecek

AK Parti Ferah Mahallesi, Mahalle Başkanı Zeki Bulut'un Referandum çalışmalarında karşılaştığı bir anı gerçek oldu....

Birlik Camii yönetiminden cevap var

Çengelköy Güzeltepe'de bulunan Birlik Camiisi ile ilgili basında yer alan iddiaalara cevap aradık......

Üsküdar'a iki katlı meydan yapılacak!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Üsküdar Meydanı'nı yeniden düzenlemek için düğmeye bastı. Projeye, meydandaki Marm...

Cemile Sultan'a ikinci hayat

1952 yılında elektrik kontağından çıkan yangında tamamen kül olan Kandilli'deki Cemile Sultan Konağı yeniden inşa ediliy...

Marmara Üniveriste hastanesinde yangın......

Üsküdar'da bulunan Marmara Üniversitesi Hastanesi'nde çıkan yangın paniğe neden oldu. Yangın büyümeden söndürüldü. ...

Üsküdarlılar rahat bir nefes aldı

İstanbul Emniyeti'nin başarılı çalışmasıyla Üsküdar PTT soyguncusu yakalandı....

Başkan Kara'dan 19 Mayıs mesajı

Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle bir kutlama mesajı yay...

Üsküdar'da iki büyük organizasyon var.

Üsküdar Belediyesi tarafından düzenlenen Üsküdar Belediyesi iki büyük organizasyona ev sahipliği yapacak dahilinde bugün...

Yeni yılın ilk bebeği Üsküdar'dan

Yeni yılın ilk bebeklerinden Elif, Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde dünyaya geldi....

İstanbul'un Kurtuluşu Üsküdar'da Kutlandı......

İstanbul'un düşman işgalinden kurtuluşunun 86. Yıldönümü, Üsküdar Şemsipaşa Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'nda düzenlenen t...
 

O kadar kudretliydi ki kitabe bile istemedi

O kadar kudretliydi ki kitabe bile istemedi
Rüstem Paşa'nın ne camisinde ne türbesinde ne de sübyan mektebinde kitabe bulunur. Sebebinin, Paşa'nın ''yaşadığı ve yaşattıklarının tarihe kazanılacağını'' düşünmesinden olduğu rivayet edilir.
Tarih : 07 Ekim 2014, 13:16
Kategori : Üsküdar
Yazı Boyutu : 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Çocuk manasına gelen sabi kelimesinin çoğuludur sübyan. Çocuklara yazı öğretilen yer, anlamına gelen Sübyan Mektepleri, Osmanlı'nın geleneksel ve en yaygın ilkokulu olur.

Mekteb-i sübyan adıyla da bilinen bu okullar mahalle içinde yer aldıklarından mahalle mektebi, taş malzemeden yapıldıkları için de taş mektep olarak da tanınırlar. Camiye bitişik bir odadan ibaret olarak da yapılabilen sübyan mekteplerinde eğitim ''amin alayı'' ile başlardı. Derslerden evvel çocuklar ''gülbang'' okurlardı. Sabah erken saatlerinden ikindi vaktine dek süren okulda dersler caminin imamı veya müezzini tarafından verilirdi.Külliyenin bir parçası olarak yapılan sübyan mekteplerinin ise çocuk sesleri rahatsız etmesin diye külliyenin dış taraflarında inşa edildiği ve bu mekteplerde ders verenlerin daha seçkin olduğu bilinir.

Belirli bir başlama ve bitiş yaşı bulunmaz sübyan mekteplerinin. Aile ve hocanın onayıyla 4 yaşında bir çocuk da 11 yaşında bir çocuk da başlayabilir mektebe. Mektebin bitimi için Kuran'ın hatmedilmesi gerekmekte olup sınıf seviyesi yoktur.

Yaptıran kişinin adıyla da bilinen sübyan mektepleri. 1870 tarihinde Üsküdar merkezde 28 sübyan mektebi olduğunu yazar Mehmet Mermi Haskan Yüzyıllar Boyunca Üsküdar eserinde.

Fetihten itibaren yapılan ve 1839 Tanzimat Fermanı ile elden geçirilen Sübyan Mektepleri, 1908 II. Meşrutiyet'ten sonra esaslı değişime uğrar. Zamanla yerini İptidai Mektebleri'ne bırakan bu okullar Cumhuriyet Devri'nde Tevhidi Tedrisat Kanunu ile kapanır.

İMPARATORLUĞUN EN GÜÇLÜ PAŞASI

Üsküdar İmrahor semtinde bir sokağın köşesinde yer alır Rüstem Paşa Sübyan Mektebi. Taş kaide üzerinde yükselen binanın almaşık duvarları üç sıra tuğla, bir sıra kesme taştan yapılmış. Kirpi saçaklı çatısıyla son derece sade ve zarif olan sübyan mektebi iki odalı. Doğancılar tarafından binaya girildiğinde sizi hoş bir avlu karşılar. Yapının dar olan cephesindeki alanda, ortadaki nişin iki yanında dolap yerleri bulunur. Bu bölümün karşısında yer alan bölümün iki duvarı bağdadidir. İki sıra pencereden ışık alan mektebin alt sıradaki pencereleri düz, üst pencereleri ise sivri kemerli.

Rüstem Paşa'nın cami ve türbesi gibi, sübyan mektebinin de Mimar Sinan tarafından yapıldığı bilinse de Sinan'ın eserleri arasında adı yapının adı geçmiyor. Sübyan mektebinin yapım tarihi de kesin olmamakla beraber, Rüstem Paşa'nın sadaretten ilk azledildiği dönemde, 1547 yılında yapıldığı söylenir. Paşanın bu dönemde Üsküdar'da eşi Mihrimah Sultan'ın eşsiz sarayında yaşadığı ve sübyan mektebinin civarında bir saray ve çeşme yaptırdığı da bilinir.

Osmanlı İmparatorluğu eğitim alanının en yaygın kurumu olan sübyan mekteblerinden günümüze ulaşan en güzel örneklerden olan Mihrimah Sultan Külliyesi Sübyan Mektebi Çocuk Kütüphanesi olarak hizmet veriyor. Eşi Rüstem Paşa'nın adını taşıyan sübyan mektebi ise gördüğü son restorasyondan sonra, 2009 yılından beri, Divan Edebiyatı Vakfı'nın kullanımında. Yöneticileri arasında Prof. Dr. İskender Pala ve Prof. Dr. Nihat Öztoprak'ın da bulunduğu vakfın amacı, herkesin yararlanabileceği bir vakıf olmak ve edebiyat alanında kaliteli araştırmalara destek vermek.

Rüstem Paşa'nın ne camisinde ne türbesinde ne de sübyan mektebinde kitabe bulunmaz. Kitabeye ihtiyaç duyulmayacak kadar ünleneceğini, yaşadıklarının, yaşattıklarının tarihe kazılacağını bilir miydi de yapılarına kitabesi koyulmazdı bilinmez. Üstelik sadece Kanuni devrinin değil tüm imparatorluk tarihinin en ünlü en güçlü sadrazamlarından olur Rüstem Paşa. Mihrimah Sultan'la 1539 yılında nişanlanmasıyla başlayan yükselişi, damat olduktan sonra hızla devam eder. Öyle ki cüzzam dedikodusu bile engelleyemez istikbalini. Üzerinden çıkan bit istikbalinin anahtarı olur. Cüzzamlı olmadığını ispat edilmiş olur bit sayesinde ve evlilik yolu açılarak iki kez Kanuni'ye sadrazam olur. ''İkbal biti'' isimli anonim beytin yazılma hikâyesi de bu olaya dayanır: ''Olıcak bir kişinin bahtı kavi tâli'i yâr; Kehlesi(biti) dahi mahallinde anun işe yarar.'' (Ballı adamın üzerinde bit çıksa işine yarar)

RÜSTEM PAŞA KİMDİR?

1500 civarında Saraybosna'da doğan Rüstem Paşa, Kaptan-ı derya Sinan Paşa'nın da kardeşidir. İstanbul'a getirilip devşirilen Rüstem Paşa, Enderun'da eğitim alarak yükselir. Yetenekleriyle Kanuni'nin gözüne girer.

Sicil-i Osmani'de zengin, ''tedbirli ve akıllı'' olarak değerlendirilen Rüstem Paşa'nın tımarların kullanım haklarını parayla devrederek kazandığı paralar servetinin bir kısmını oluşturur. Tarlaları, tuzlaları ve akarlarından gelen gelirleri vardır. Vefatından sonra miras olarak büyük miktarda mücevherat ve değerli eşyanın yanı sıra 1.700 köle, 2.900 at, 1.160 deve ve yüzlerce çiftlik ve su değirmeni bırakır.

Osmanlı devletinin kuruluşundan 1561'e kadar olan dönemi anlattığı ve Tevarih-i Ali Osman veya Tarih-i Rüstem Paşa adı ile yazdığı tarih eseri bulunuyor.


Star Gazete - Pazar

Haberi Değerlendir :