Üsküdar Postası Gazetesi - Üsküdar yerel haberlerini ve güncel olayları gazetemizden takip edebilirsiniz...

Üsküdar Belediyesi Yerel Basın Mensuplarını Ağarla...

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, yerel seçimlerin ardından ilk defa Üsküdar yerel basın temsilcileriyle bir araya...

Kuleli Askeri Lisesi göz kamaştırıyor

İstanbul siluetinde önemli rolü olan birçok yapıyı ışıklandıran İstanbul İl Özel İdaresi, Kuleli Askeri Lisesi'ni de ayd...

Üsküdar'ın yeni Kaymakamı Adem Yazıcı görevine baş...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayı ve 2022/392 sayılı 2022 yılı Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi ile Üskü...

Kaymakam Güler'in Kurban Bayramı Mesajı

Üsküdar Kaymakamı Mustafa Güler, Kurban Bayramı nedeniyle bir mesaj yayımladı....

Üsküdar'da bina çöktü

Üsküdar'da tarihi bina kısmen çöktü.Can kaybı yada yaralanan olmazken maddi hasar meydana geldi. ...

Sırada Üsküdar-Ümraniye Metrosu var

Kadıköy-Kartal metrosunda sona yaklaşıldı, E-5'te trafik rahatlayacak. Üsküdar-Ümraniye metrosu ise köprü trafiğini azal...

Üsküdar, Sokak İftarları İle Bereketlenecek...

Üsküdar Belediyesi, Ramazan etkinliklerini, Osmanlı'dan günümüze Üsküdar'da yaşanan Ramazan gelenekleri ışığında zengin ...

İSPARK gitti, sorun bitmedi

Birinci derece acil ulaşım yolu ilan edilen ve park yasağı getirilen Üsküdar'daki Hakimiyeti Milliye ve Selman-i Pak cad...

Kentsel dönüşüm değil yerinde dönüşüm

Mustafa Kara, çok katlı binaları ve nüfus yoğunlaşmasını artıracak kentsel dönüşüm yerine, 'yerinde dönüşüm'ü öneriyor....

Havuza Düşerek Boğuldu

Üsküdar'da kavgadan korkarak saklanmaya çalışan 4 yaşındaki Bayram İnce, evin bahçesindeki havuza düşerek boğuldu. ...
 

Üsküdar'ı gönüllü kadınlar koruyor

Üsküdar'ı gönüllü kadınlar koruyor
Üsküdar, Osmanlı Sarayı'nın güçlü kadınları Mihrimah Sultanların, Nurbanu Sultanların, Kösem Sultanların biçimlendirdiği bir semt. Onlardan kalan mirası şimdi 30 gönüllü kadın korumaya çalışıyor.
Tarih : 20 Şubat 2011, 15:41
Kategori : Üsküdar
Yazı Boyutu : 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Üsküdar, Osmanlı Sarayı'nın güçlü kadınları Mihrimah Sultanların, Nurbanu Sultanların, Kösem Sultanların biçimlendirdiği bir semt. Onlardan kalan mirası şimdi 30 gönüllü kadın korumaya çalışıyor.

'Muhteşem' Kanuni Sultan Süleyman ve eşi Hürrem Sultan'ın büyük aşklarının tek kızı 1522'de Topkapı Sarayı'nda doğar. Babası her zaman el üstünde tutacağı kızına, ay ve güneşi aynı kelimede buluşturan Mihrimah adını verir. Mihrimah Sultan efsanelerinden birine göre, küçük kız 17 yaşına bastığında babasının aklında evlilik için iki damat adayı vardır; Mimar Sinan ve Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa. Mimar Sinan evli olduğu için Rüstem Paşa uygun görülür. Aradan yıllar geçer ve bir gün Mihrimah Sultan, Mimar Sinan'ı huzuruna davet eder. 'Benim için İstanbul'un güzel bir yerinde bir külliye yap' der ve ekler; 'Yapacağın yeri sen seç.'

MİHRİMAH'LA BAŞLADI
Koca Sinan, tarihi Yarımada'yı tam karşıdan gören, yeşillikler içindeki Üsküdar'a sekiz yıl uğraşarak yaptığı Mihrimah Sultan Külliyesi'ni 1548'de tamamlar. Aradan 14 yıl geçer... Mihrimah Sultan, bir kez daha huzuruna davet eder Mimar Sinan'ı. Vesile yine aynıdır; 'Benim için bir külliye daha yap, yerini yine sen seç.' Mimar Sinan bu kez Edirnekapı'yı seçer. Üsküdar'dakinin penceresinden ay doğarken, Edirnekapı'nınkinden güneş batar. Efsaneye göre Koca Sinan bu hareketiyle, Mihrimah Sultan'a duyduğu aşkı şifrelemiştir. Tarihçiler bu romantik efsanenin fazlaca hayal içerdiğini söyleseler de durum, Üsküdar'a kimliğini kazandıranın Osmanlı'daki kadın sultanlar olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Bu hikayenin bizle ilgili kısmı Üsküdar. Osmanlı'da güçlü kadınların külliye yaptırma geleneği daha sonraları Nurbanu Sultan, Kösem Sultan, Gülnuş Emetullah Sultan gibi isimlerle sürmüş. Çoğu Üsküdar'ı tercih etmiş. Turizmci Bilsen Gürer bu durum için üç neden gösteriyor; İlki iyi eğitim almış ve yönetimde söz sahibi olacak kadar güçlenmiş kadın sultanların güçlerini yansıtma niyetleri... İkincisi sevap işleyip saygı görme istekleri ve üçüncüsü güncel ihtiyaçlar. Vaktiyle Üsküdar, kutsal topraklara gidecek her dinden ahali ile Doğu'ya sefere çıkacak askerin ilk durağıymış ve bu nedenle kutsal yer sayılırmış. Benzer biçimde payitahta çıkmak için Doğu'dan gelenlerin de önemli durağıymış.

30 GÖNÜLLÜ KADIN
Fakat bugün hak ettikleri ilgiyi gördükleri söylenebilir mi? Gürer, bu soruya olumsuz cevap veriyor. Kendisi 1997'den beri burada yaşayan bir Üsküdar gönüllüsü. Şu günlerde yaklaşık 30 gönüllü kadınla birlikte, Arkeologlar Derneği'nin Üsküdar'da yürüttüğü 'Kültürel Mirası Katılımcı Koruma Modeli Projesi'nde çalışıyor. Söz konusu tarih ve günümüze kalan mirası hakkında ocak ayında aldıkları eğitimi, bu ay ve önümüzdeki ay Üsküdar'daki ilköğretim okullarında okuyan öğrencilere aktaracaklar. Niyetleri çalışmalarını olabildiğince genişletip yeni gönüllü kadınlara ulaşmak ve Avrupa Birliği'nden destek alarak yürütülen projeyi kalıcı hale getirmek...

Üsküdar, İstanbul'un görülmeyi en fazla hak eden semti
Projenin gönüllü çalışanlarından turizmci Bilsen Gürer, 14 yıl önce yerleştiği Üsküdar'ın kendine özgü dingin bir havası olduğunu ve burayı çok sevdiğini söylüyor. Fakat 20'li yaşlardaki iki çocuğu için durumun farklı olduğunu da ekliyor; 'Üsküdar daha az hareketli, Kadıköy'e göre dışa kapalı bir yer. O nedenle çocuklarım vakitlerini Kadıköy'de geçirmeyi daha çok seviyorlar.' Gürer için Üsküdar'ın geçmişten kalan ve korunması gereken dingin atmosferi için en büyük tehlike son yıllarda hızı artan yapılaşma hareketleri ve turizm anlayışı... 'Her semtin diğerine benzemeye çalışmasını, Kadıköy gibi hareketli hale getirilmesini doğru bulmuyorum, burası da dingin bir yer olarak kalmalı' diyor Gürer.

Genç gönüllülerden, özel bir kurumda eğitim danışmanlığı yapan Melis Gerekmen, sosyal yaşamını daha çok Beyoğlu'nda geçiren doğma büyüme bir Üsküdarlı. 'Salacak sahilinin ışıklandırılması, mekan düzenlemelerinin yapılması güzel olabilir, o zaman neden orada vakit geçirmeyelim' diyor. Hareket arayan gençler için pek çekici bir imaja sahip olmasa da Gerekmen de Üsküdar'ı çok sevdiğini söylüyor. Bu sevgiyi ona yine doğma büyüme Üsküdarlı olan anne babasının eski Üsküdar hikayeleri kazandırmış; kıyıdan denize girilebildiği, hem büyüklerin hem de gençlerin açık hava sinemasına akın ettiği zamanlara ait hikayeler... 'Üsküdarlıların çoğunun bu tarihi bildiğini söylemek güç ama bilirlerse yaşadıkları yeri sevmemeleri, korumaya çalışmamaları için bir neden kalmaz, biz de bunun için uğraşıyoruz' diyor Gerekmen.

Projenin gönüllüleri sadece Üsküdar'da yaşayanlarla sınırlı değil. Defne Karakaya bir Sarıyerli. Mezun olduğu Koç Üniversitesi'nde İstanbul tarihi dersi alırken, Üsküdar'la ilgili bir ödev hazırladığında bu semte ilgi duymaya başlamış. Örneğin çalıştığı firmanın Amerikalı misafirlerine İstanbul'u gezdirmek gerektiğinde aklına gelen ilk yer tarihi yarımada ya da Beyoğlu değil, Üsküdar oluyor; 'Bence Üsküdar tarihi dokuyu içselleştirmesi bakımından, İstanbul'un görülmeyi en fazla hak eden semti.'


Akşam


Haberi Değerlendir :