Üsküdar Postası Gazetesi - Üsküdar yerel haberlerini ve güncel olayları gazetemizden takip edebilirsiniz...

Üsküdar Belediyesi hesap veriyor

Üsküdar Belediyesi Mahalle Danışma Meclisleri tüm hızıyla devam ediyor. Bu kez durak Bahçelievler mahallesi'ydi....

Üsküdar'da bilgi evi sayısı artıyor...

Üsküdar Belediyesi, Kısıklı ve Bahçelievler'de 2 Bilgievi'ni Üsküdar'lıların hizmetine sunuyor....

Üsküdarlılar, Kurban Bayramı'nın 2.'nci gününde bu...

Üsküdar'da geleneksel bayramlaşma merasimi Kurban Bayramı'nın 2.'nci gününde gerçekleştirilecek. Bayramlaşma etkinliğine...

Üsküdar'dan Avrupa'ya hoşgörü mesajı

Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, Ramazan'ın birinci günü Türkiye'de çadır geleneğini ilk kez başlatan ve Avrupa ile A...

Sokak iftarları tüm hızıyla sürüyor...

Üsküdar Belediyesi tarafından düzenlenen sokak iftar programları tüm hızıyla devam ediyor......

Validebağ Devlet Hastanesi Boşaltıldı.

Üsküdar'daki Acıbadem Validebağ Devlet Hastanesi'nin arazisini satma kararı alan hükümet, arsanın Toki'ye devrinin ardın...

Yaşlı Kadın Yıkılan Evini Gözyaşlarıyla İzledi...

Üsküdar, Beylerbeyi'nde bir okulun arazisinde bulunan 5 ev, belediye ekipleri tarafından yıkıldı....

Üsküdar'a 20, İstanbul'a 100 bin Erguvan!.....

21-26 Mart Orman Haftası nedeniyle Orman Bakanlığı ve Üsküdar Belediyesi işbirliği ile Üsküdar'da vatandaşlara 5 bin erg...

Üsküdar'da ne varsa, Burda...

Üsküdar'ın ilk ve tek güncel haber sitesi Üsküdar34, ziyaretçi sayısını her geçen gün arttırıyor....

Üsküdar Belediyesi'nden Başarıya Ödül...

Üsküdar Belediyesi, kitap okumayı teşvik etmek amacıyla ilçe sınırları dâhilinde hizmet veren 13 Bilgievi'nde hizmet ala...
 

Cemil Molla Köşkü hakkında bilinmeyeler

Cemil Molla Köşkü hakkında bilinmeyeler
Cemil Molla Köşkü, tartışmasız Boğaz'ın en değerli, en güzel, en özgün köşklerinden biri.
Tarih : 15 Ocak 2012, 14:20
Kategori : Üsküdar
Yazı Boyutu : 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Beyaz köşkte saz bitince söz başlardı
Birinci Boğaz Köprüsü'nden Anadolu yakasına geçerken Kuzguncuk'a doğru her bakışta o bembeyaz kuleli köşke hayran kalmamak elde değil. Sultan Abdülhamid'in Adliye Nazırı Üryanizade Cemil Molla, padişahın gözdesi, yakın dostu, satranç arkadaşıydı. Cemil Molla yıldızlı yaz gecelerinde kolunda tiril tiril ipek elbisesiyle eşi Emine Hanım olduğu halde köşkün korusunun içinde gezintilere çıkardı. Üç beş adım arkada ailenin falcısı Cinci Hoca, çocukların özel muallimleri, İngiliz, Fransız mürebbiyeler, kalfalar, halayıklar olurdu. Cemil Molla bu geleneksel gezintiden önce muhtemelen Sultan Abdülhamid'le satranç oynamışlar, sohbet etmişler; Cemil Molla Beylerbeyi Sarayı'ndan köşke bağlanan tüneli geçip eve gelmiş; 38 kişilik ailesiyle ince bir zevkin ürünü sofrada akşam yemeğini yemişlerdi.

Sarayda ne varsa köşkte de var...
Cemil Molla, Şeyhülislam Üryanizade Ahmet Esad Efendi'nin torunu, şair Celaleddin Süleyman Bey'in oğluydu. Köşkün bulunduğu Kuzguncuk sırtları dedesi Şeyhülislam Ahmet Esat Efendi'ye, padişah tarafından sevgi nişanesi olarak verilmişti. Dedesi de günümüzde 'Cemil Molla Yalısı' adını taşıyan binanın bulunduğu yerde bir Osmanlı yalısı yaptırmıştı. Dedesinin yalısı yanınca, Cemil Molla 22 yaşındayken kendi köşkünün inşasına başlamıştı. Osmanlı'nın köklü bilgi ve görgüsüne alafrangayı katmış, bu çerçevede tarihi bir eser yaratmak istemişti. Sadece oturulacak bir ev peşinde değildi. 1885'te İtalyan- Ermeni kırması mimar Alberti'ye yaptırmıştı köşkü. Elektrik ve kalorifer sadece Yıldız Sarayı'nda vardı o yıllarda. Çünkü Abdülhamid yasaklamıştı başka bir yerde ve evde kullanımını. Ama Molla bu yasağı dinlememiş, Yıldız Sarayı gibi dizel motorla aydınlanan, kaloriferle ısınan, hatta telefonu da olan bir köşk yaptırmıştı.

Cemil Molla Köşkü, tartışmasız Boğaz'ın en değerli, en güzel, en özgün köşklerinden biri.

Şenlikli geceler olurdu
Molla ve köşk ahalisinin bahçedeki gezintisi sürerken içeride köşkün ışıkları ışıl ışıl yanıyordu. Gezi bitecek birazdan içeri girilecek, beyaz köşkten piyano, ud, tambur sesleri yükselecekti. Her türlü müziğe yer vardı bu köşkte. Cemil Molla'nın köşkte kurduğu şenlikli, cümbüşlü havanın tadı bambaşkaydı. Müzik biter şiir başlardı. Baudelaire, Hugo, Fuzuli, Gazali ezbere bilinirdi. Şiirleri ezbere okumak köşkün geleneğiydi. Cemil Molla dönemin en ünlü entelektüellerindendi. Bu beyaz köşkte şiirsel bir dünya kurmuştu. Akşamları çevredeki yalı sahipleri, paşa çocukları, zaman zaman Göksu sefasından dönen şen dullar, kumarbaz büyük hanımlar beyaz köşkün nimetlerinden nasiplerini almak için kapıda belirirdi. Davete gerek yoktu, Molla'nın evinde her akşam cümbüş vardı. Müzik bitince sabahlara kadar poker, satranç, briç gırla giderdi. Köşkte sohbetler bitmezdi. Bazen Fransızca bir sözcüğün anlamından kıyamet kopardı. Köşk ahalisinden o gün şehre inenin anlattığı hikayeler ise merakla beklenirdi. İlgi çekmek ve eğlendirmek için hikayelerin abartıldığı da görülmemiş değildi. Köşk ahalisi bilirdi abartıldığını ama aldırmadan büyük bir keyifle dinlerdi. Deniz kenarına dedesi Şeyhülislam Ahmet Esat Efendi tarafından yaptırılan mescitte zaman zaman namazı da Molla bizzat kıldırırdı. Cemil Molla'nın 4 çocuğu vardı. Mürebbiyeler tarafından eğitilen köşkün çocukları için eğitim esastı. Türkçe'den önce Fransızca, saklambaçtan önce solfej öğrenirler, 10 yaşına basmadan Kuran'ı Kerim'i hatmederlerdi. Piyano, ud çalarlardı. Mürebbiyelerin elinden kurtulurlarsa akşam cümbüşe onlar da katılırlar kimse fark bile etmezdi.

Veda vakti gelince...
Bir sanat eseri değil sadece, bir kültür tarihi de olan bu beyaz köşkte Cemil Molla en son küçük kızına dillere destan bir düğün yapar. Molla 1940'ların sonunda vefat edince köşktekiler zor durumda kalır. Artık elektrikler bütün gece açık bırakılmaz, kaloriferler arada bir kapatılır. Borçlar birikince Emniyet Sandığı köşke el koyar. Molla'nın kalabalık ailesi köşkten ayrılır.

Uğursuz olduğuna inanıldı
Emniyet Sandığı'ndan köşkü satın alan aile bu köşkün içinde mutluluğu bulamaz. Beklenmedik ölümler yaşarlar. Geride kalanlar bu durumdan çok tedirgin olur ve köşkü terk edip uzun yıllar bahçede yeni yaptırdıkları binada yaşarlar. Kuzguncuk halkı, ermiş olarak gördüğü Cemil Molla'nın ruhunun köşkün bahçesinde dolaştığına inanır. Cemil Molla'nın köşkü 1950'lerin başından, 1990'ların sonuna kadar boş kalır. Bu dönemde köşke birçok alıcı çıkar ama anlatılan hurafeleri duyanlar kuleli köşkün içini bile gezmeden kaçarlar. Bakımsızlıktan çürümeye başlayan köşkü 2000'lerin başında bir müteahhitlik şirketi satın alır. Söylenti odur ki; köşk bu şirketin sahibi olan aileye de pek yaramaz. Aile yıllarca bu güzelim köşkü bomboş tutar, bir tek gün bile içinde oturamaz, yaşayamaz. En sonunda da aile köşkte oturmaktan tümüyle vazgeçer. Köşk halen bu müteahhitlik şirketi tarafından ofis olarak kullanılıyor. Kuzguncuk halkının gece bahçesine girmekten, yakınından geçmekten çekindiği köşkün hemen arkası mezarlık. Bu mezarlıkta Üryanizade Ailesi'nin büyükleri yatıyorlar ve hala köşklerini uzaklardan seyrediyorlar.


08.01.2012 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır.


Haberi Değerlendir :